5 Küçük Cin - Dünya Klasikleri

Ana Sayfa » BLOG » EĞİTİM » 5 Küçük Cin - Dünya Klasikleri

Vaktiyle insanları çok mutlu, zengin ve küçük bir ülke varmış. Her gece, ülke halkı uykuya dalınca, iyi kalpli küçük cinler ortaya çıkıyorlarmış.

  Hiç gürültü çıkarmadan evlere, dükkanlara giriyor, insanların gündüz bitiremedikleri işlerini tamamlıyorlarmış. Zavallı marangoz, tezgahın üzerinde uyuyup kalmış. Marangozun ertesi sabah birçok kapı teslim etmesi gerekiyormuş ama o, siparişi yetiştirememiş. Durumu anlayan minik cinler hemen işe koyulmuşlar. Kısa zamanda ellerindeki işleri bitirmişler.

   Sonra minik cinlerden dördü fırına girmiş. Fırıncı da hala uyuyormuş. İlk işleri fırının ateşini yakmak olmuş. Ardından hamuru yoğurup ekmekleri hazırlamışlar ve fırına sürmüşler. Fırıncı uyanınca ekmekleri görmüş.

   Küçük cinler, çalışan annelerin de evlerine gidiyorlarmış. Dinlenmeye vakti olmayan annelerin işlerini de yapmaya çalışıyorlarmış. Cinler onların çamaşırlarını yıkıyor, ütülerini yapıyor, camlarını siliyor, çorbalarını pişiriyor, yemek için sebzeleri ayıklayıp, yıkıyorlarmış.

   Kasap da onların yardımından nasibini alıyormuş. Jambonları salamura kazanına atıyor, konservelik eti kurutuyor, sosis ve sucuk yapmak için kıymayı hazırlıyorlarmış.

   Sirke tüccarı ise gecenin ilerleyen saatlerine

kadar sirke fıçısı taşımaktan yorgun düşüyormuş.

   Adam, fıçılardaki sirkeleri, hunilerle şişelere aktarmak zorundaymış. Bu yardımsever beş cin, onun işini de seve  seve yapmış.

   Beş küçük cin, her gün terziye de uğramadan bırakmıyorlarmış. Terzinin bekleyen siparişleri fazla birikmemiş. Biçilip teğellenecek bir kostüm ile bitirilecek bir palto... Ama zavallı adam çok hastaymış. Gündüz olsa bile evde yatıp dinlenecekmiş. İş yapacak gücü yokmuş.

   Minik cinler terzinin işini bitirmeye karar vermişler. Böylece hasta adam, dinlenmeye vakit bulabilir diye düşünmüşler. Aradan daha yarım saat bile geçmeden terzinin işlerini tamamlamışlar.

   Terzi, ertesi gün sabah yataktan ateşler içinde uyanmış. Hali olmasa da siparişleri için atölyeye gitmiş. İşinin bitirilmiş olduğunu görünce rahat bir nefes almış ve dinlenmek için hemen eve gitmiş. Minik cinlerin olaya karıştığını öğrenen terzinin karısı cinlere bir oyun hazırlamış. Cinler, eşine yardım ederse onun tembelleşeceğini düşünüyormuş. Ertesi gece atölyenin içine nohut tanelerini serpiştirmiş. Eline çalı süpürgesini alarak minik cinleri beklemiş. Cinler atölyeye girince nohutlara basıp kaymış, yere düşmüşler. Kötü yürekli kadın bir de onları kovalamış.

   Böylesine bir olayla karşılaşan minik cinler, çok üzülmüşler ve bir daha o kente gelmemişler.

   O talihsiz günden sonra herkes kendi işini kendi yapmış. Kasap sucuklarını, sosislerini yalnız başına hazırlamış. Fırıncı ekmeklerini pişirmek için sabahın erken saatlerinde kalkmış. Marangoz siparişlerini zamanında yetiştirememiş. Annelerin işleri bir türlü bitmek bilmiyormuş. Bu durumdan sadece terzinin karısı memnunmuş.

Atlas Yayıncılık.





Diğer Başlıklar

Yorumlar

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. * Zorunlu alanları doldurunuz.