Altın ve Gümüş Balta - Dünya Klasikleri

Ana Sayfa » BLOG » EĞİTİM » Altın ve Gümüş Balta - Dünya Klasikleri
   Evvel zaman içinde fakir bir oduncu yaşarmış. Oduncu her gün ormana inip odun kesiyormuş. Öğle vakti gelip çattığında yanında getirdiği ekmeği yemeye başlamış. Susayınca da hemen yanıbaşındaki pınara eğilip su içmek istemiş.

    Fakat eğilmesiyle kemerine takmış olduğu balta birden kayıp suya düşüvermiş.

   “Eyvah! Ben şimdi ne yaparım? Yüzme bilmiyorum. Hem bu pınar da çok derine benziyor. Baltam olmadan da çalışamam!” diye kara kara düşünüp çok üzülmüş. Uzun uzun pınara dalmışken bakmakla yükümlü olduğu yaşlı ve hasta annesi aklına gelmiş. Oduncu bunları düşünürken pınar köpürmeye ve parlak bir ışık saçmaya başlamış.

Pınarın ortasında olan biteni anlamaya çalışırken ışıkların arkasından bir su perisi belirerek;

   “Neden bu kadar üzgünsün oduncu?” diye sormuş.

   Oduncu, şaşkına dönmüş. Su perisine bütün olanları anlatmış.

    “Zavallı oduncu! Anneni ne kadar düşünüyorsun, bunun için sana yardım edeceğim.” demiş ve su perisi yok olmuş.
   Aradan çok geçmeden, su perisi elinde parıl parıl parlayan altından yapılmış bir baltayla tekrar görünmüş. Oduncuya seslenmiş: “Bu balta sana mı ait?” Oduncu ise: “Kesinlikle, hayır! Benim olamaz! Benim baltam sıradan, değersiz bir baltaydı.” diye cevaplamış. Su perisi tekrar gözden kaybolmuş.

   Su perisi bu kez de gümüş bir balta elinde ortaya çıkmış. Oduncuya: “Bu senin baltan mı?” diye sormuş.

   Oduncu ise: “Hayır. Benim baltam daha da değersiz.” diye yanıtlamış. Su perisi bir kez daha kaybolmuş.

   Su perisi, tekrar göründüğünde elinde eski, demirden yapılma bir balta varmış. “Bu sana mı ait peki?” diye sormuş.

   Oduncu bu kez sevinçle: “Evet, işte bu. Size çok teşekkür ederim. Eskisinden de çok çalışıp anneme bakacağım.” demiş büyük bir mutlulukla. Su perisi, oduncuya gülümseyerek: “Dürüstlüğünün ödülü olarak sana hem altın hem de gümüş baltayı hediye edeceğim.” demiş ve her iki baltayı da oduncuya uzatmış.

   Oduncu şaşkınlıkla elleri titreyerek baltaları almış. Su perisi ise hemen yok olmuş. Ertesi gün oduncu arkadaşlarına altın ve gümüş baltaları göstererek, birgün önce başından geçen inanılmaz olayı onlara anlatmış.

   Hikayeyi dinleyen açgözlü bir oduncu, pınarın yerini öğrenmiş ve vakit kaybetmeden oraya gitmiş. Oduncu kendi kendine: “Demek altın balta kazanacağım pınar bu.” demiş ve baltasını suya atmış. Sonra da sesli ağlamaya başlamış. Aradan çok geçmeden pınar hareketlenmeye başlamış ve su perisi görünmüş.

   “Neden bu gözyaşı?” diye sormuş su perisi. Açgözlü oduncuysa: “Baltam suya düştü. Baltam olmadan nasıl çalışırım ve hasta olan anneme nasıl bakarım?” diye yanıtlamış. Su perisi hemen gözden kaybolmuş ve birkaç saniye içinde belirmiş. Elinde altın bir baltayla tekrar görünmüş. Oduncuya: “Bu balta mı senin?” diye sormuş. Açgözlü oduncu hemen: “Evet, işte! Bu benim baltam.” diye yanıtlamış.

   Bu sözleri duyan su perisi çok hiddetlenmiş. Oduncuyu: “Sen açgözlü koca bir yalancısın! Senin baltan eski, demirden bir balta.” diye azarlamış. Daha sonra su perisi, bir daha hiç ortaya çıkmamış. Açgözlü oduncunun ise, zenginlik hayalleri balta gibi suya düşmüş.

Atlas Yayıncılık



Diğer Başlıklar

Yorumlar

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. * Zorunlu alanları doldurunuz.