Ayı İle İki Kardeş - Dunya Klasikleri

Ana Sayfa » BLOG » EĞİTİM » Ayı İle İki Kardeş - Dunya Klasikleri
   Bir zamanlar küçük bir kulübede yoksul bir dul kadın yaşardı. Kulübesinin ön bahçesinde iki gül ağacı vardı. Bu gül ağaçlarından biri beyaz diğeri kırmızı güller açıyordu. Dul kadının gül ağaçlarına benzeyen iki de kızı vardı. Birisinin adı Gülfidan diğerinin ise Gülümser idi.

Anne ve kızları, hayata sıkı sıkıya bağlıydılar. Yoksul olmaları, mutluluklarına engel değildi.

   Soğuk bir kış akşamı kapıları çaldı. Dul kadın: 

“Koşun kızlar, kapıyı açın. Herhalde yolunu kaybetmiş bir yolcudur.” dedi. Gülfidan ile Gülümser kapıyı açınca, karşılarında kocaman bir ayı kafası gördüler. Çocuklar korkarak annelerine seslendiler.

   Ayı birden dile geldi: “Korkmayın, size zarar vermem. Sadece evinizde biraz ısınmak istiyorum. Kış çetin geçiyor, çok soğuk, lütfen beni içeri alın.” dedi.

   “Zavallı ayıcık!” dedi anne. “Gel, ateşin karşısına geç ısın.” Çocuklar da tedirgin bir şekilde ayının yanına yanaştılar. Biraz zaman geçince ayıyla dost olmuşlardı. Ayı, geceyi kulübede geçirdi ve gün doğunca çocuklar onu tekrar dışarı bıraktılar. O günden sonra ayı her gece kulübeye gelir oldu. Bahar gelip, çiçekler açtığında bir sabah ayı: “Şimdi gitmeliyim. Çünkü hazinemi kötü cüceye karşı korumalıyım. Güneş, toprağı ısıttığında kötü cüce ortaya çıkıp, hırsızlığa başlar.” dedi ve gitti.

   Ne anneleri ne de kızlar hiçbir şey anlayamamışlardı. Bu ayı, nasıl bir hazineye sahip olabilirdi? Nasıl konuşabiliyordu? Bu konuların üstünde fazla durmadılar.

   Bu olayın üzerinden çok geçmemişti ki çocuklar ormanda gezerken, devrilmiş bir ağacın yanında bir kıpırtı gördüler. Bir cüceydi bu. Sakalının ucu, ağacın yarığı arasına sıkışmıştı. Kurtulmak için çabalıyorsa da canı acıyordu. Cüce: “Orada öyle ne bakıyorsunuz?” diye çocuklara bağırdı. “Yardım edin bana!” dedi. Sakal ağaçtan bir türlü çıkmıyordu. Bu yüzden Gülfidan koşa koşa evden bir makas alıp geldi. Sakalın ucunu kesti ve onu kurtardı. Aynı anda cüce söylenmeye başladı; “Kaba insanlar! Sakalımı kesmek ha!” Sonra mücevherle dolu bir çuvalı sırtına attı ve teşekkür bile etmeden ayrıldı.

   Birkaç gün sonra anneleri, kızlarını alışverişe şehre gönderdi. Yolda ilerlerken kayalığın üstünde heybetli bir kuş gördüler. Acı bir çığlık duydular ve kuşun, cüceyi yakalamış olduğunu gördüler. Cüceye yardım etmek istediler. Onu yakalayıp hızlıca yere doğru çekmeye başladılar. En sonunda kuş, avından vazgeçti.

   Kızlar, kuşun arkasından koşarak kovaladılar. Cüce kurtulur kurtulmaz yine bağırdı: “Biraz daha nazik olamaz mısınız? Elbisemi yırttınız! Kaba, görgüsüz insanlar!” Bir çuval mücevheri de yanına alıp kayanın altına girdi. Kızlar, cücenin bu tavrına alışmışlardı, eve doğru yola koyuldular.

Birgün Gülfidan ile Gülümser dolaşırken, tekrar cüceyle karşılaştılar. Cüce, elindeki mücevher çuvalını gösteriyordu. Mücevherler, güneşte parıl parıl parlıyordu ki, çocuklar oldukları yerde donakaldılar. Cüce, onlara: “Ağzınız açık ne bakıyorsunuz?” diye bağırdı ve suratı sinirden kıpkırmızı oldu.

Apar topar gürültülü bir homurtu duyuldu ve ormandan vahşi bir ayı çıkageldi. Ayı pençesiyle cüceye bir darbe vurdu, yere düşen cüce olduğu yerden kalkamadı. Gülfidan ile Gülümser korkarak kaçmaya çalıştılar ama ayı kızlara isimleriyle seslenince hemen onu tanıdılar. Birdenbire ayı, postundan sıyrıldı. Karşılarında genç ve yakışıklı bir bey duruyordu. “Ben, kralın oğluyum. Bu kötü cüce bana büyü yapmıştı. Onun ölümüyle eski halime kavuştum.” dedi genç adam.

   Sonra prens, onlara başından geçenleri anlattı. Kötü cücenin kendisini ayı kılığına soktuğunu ve hazinesini de elinden aldığını anlattı. Böylece Gülfidan ve Gülümser, o soğuk kış gecelerinde evlerine gelen çaresiz ayının sırrını
çözdüler. O karşılarında duran, genç prensti. Gülfidan prensle, Gülümser ise prensin kardeşiyle evlendi. Çok mutluydular. Yaşlı annelerini de saraya yanlarına aldılar. Anneleri, evlerinin önündeki gül ağaçlarına arada bakmaya gidiyor, civarın en güzel kırmızı ve beyaz güllerini yetiştirmeye devam ediyordu.

Atlas Yayıncılık



Diğer Başlıklar

Yorumlar

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. * Zorunlu alanları doldurunuz.