Kırmızı Başlıklı Kız - Dünya Klasikleri

Ana Sayfa » BLOG » EĞİTİM » Kırmızı Başlıklı Kız - Dünya Klasikleri
   Kırmızı Başlıklı Kız, ormanın yakınlarında küçük ve sevimli bir kulübede annesiyle birlikte yaşarmış. Birgün, annesi onu çağırıp: “Haydi, mantonla kırmızı başlığını giy de büyükanneni görmeye git, bakalım hastalığı nasıl oldu? Bir de bu yemekleri ona götür. Karnı acıkmıştır, hızlıca yetiştir ama sakın, ormandaki kestirme yoldan gitme. Çevresindeki uzun yoldan dolaşacaksın.” demiş ve kızını bahçe kapısından uğurlamış.

   Kırmızı Başlıklı Kız, ormanın içine geldiğinde annesinin uyarılarını
unutmuş, ormandaki kestirme yoldan büyük annesinin evine doğru yönelmiş.

Yolda ilerlerken bir oduncuya rastlamış. Oduncu: “Orman, küçük çocuklar için çok tehlikelidir.
Dikkatli ol, yoldan asla ayrılma mola vermeden, hızlı hızlı git.” diyerek
küçük kızı uyarmış.

   Kırmızı Başlıklı Kız, oduncunun söylediklerini dinlememiş. Yol boyunca oynaya zıplaya, neşeli neşeli ilerlerken kimi zaman da büyükannesi için kır çiçekleri topluyormuş. Tam o sırada birdenbire kocaman bir kurt çevrede dolaşmaya başlamış. Kurt, öğle yemeği arıyormuş. Dalların arasından Kırmızı Başlıklı Kız’ı gözetleyip; “Ne güzel bir öğle yemeği olur!” diyormuş ağzını şapırdatarak. Kurt, zavallı kızı bir hamlede yalayıp yutacakmış, ama yakınlardaki oduncunun baltası, “Tak tak tak...” diye ormanı inlettiği sürece ortaya çıkmaya cesaret edememiş.

   Koca kurt zekice bir plan yapmış. Hızla koşup öne geçmiş ve yolun karşı kenarında kızı beklemeye başlamış. Kendi kendine şarkılar söyleyerek, çevresine hayran gözlerle bakarak gelen Kırmızı Başlıklı Kız’ın yanına usulca yaklaşıp: “Günaydın küçük kız! Sabahın bu erken saatlerinde nereye gidiyorsun?” demiş. Kırmızı Başlıklı Kız: “Büyükannemin sağlığı hiç de iyi değil, onu görmeye gidiyorum. Annemin birbirinden güzel yemeklerini ona götürüyorum bir an önce iyileşsin.” diye yanıtlamış.

   Beraber yürümeye başlamışlar. Açgözlü kurt: “Büyükannen nerde oturuyor?” diye sormuş. Kırmızı Başlıklı Kız: “Çok uzakta, ormanın diğer ucunda.” diye karşılık vermiş. “O zaman ben seni yolundan alıkoymayayım. Hoşçakal!” diyen kurt, Kırmızı Başlıklı Kız oradan uzaklaşana dek sinsice beklemiş. Gözlerden kaybolunca süratle koşarak ormanın içine dalmış.

   Kestirme yoldan büyükannenin kulübesine hızlıca varmış. Ağzı sulanarak karnımı nasıl doyuracağım diye düşünüyormuş. Kapıya iki defa yavaşça vurmuş. İçeriden büyükannenin cılız sesi duyulmuş: “Kimsin?” Sesini inceltmeye çalışarak; “Benim büyükanneciğim, Kırmızı Başlıklı Kız. Sana yemek ve çiçekler getirdim.” diye seslenmiş kurt. Hasta büyükanne yataktan çıkamadığı için; “Mandalı kaldır, içeri gir!” demiş yattığı yerden. Kurt hemen içeri girmiş, yaşlı kadıncağızı bir lokmada yutuvermiş.

   Yaşlı kadının başlığıyla gözlüklerini takıp yatağa uzanmış, yorganı çenesine kadar çekmiş ve Kırmızı Başlıklı Kız’ı beklemeye başlamış.
   Beklediği gibi Kırmızı Başlıklı Kız kapıyı çalmış. “Kim o?” diye seslenmiş kurt, sesini de büyükannenin sesine benzetmeye çalışarak.

   Kırmızı Başlıklı Kız: “Benim, Kırmızı Başlıklı en küçük torunun. Büyükanneciğim, annem sana yemek gönderdi.” diye yanıtlamış. “Kapıda kalma içeri gel sevgili yavrum.” demiş kurt. Küçük kız kapıyı açıp içeri girmiş.

   Yatakta başlığı başında, gözlükleri gözünde, yorganı çenesine çekmiş birinin yattığını görmüş.
   Kırmızı Başlıklı Kız çok şaşırmış. “Büyükanne seni hiç böyle görmemiştim, senin neyin var? Gözlerin ne kadar da büyümüş!” demiş. “Seni daha iyi görebilmek için küçük kız.” diye yanıtlamış koca kurt. Kırmızı Başlıklı Kız: “Ya kulakların, büyükanne onlar neden büyümüş?” deyince

kurt: “Seni daha iyi duymak için sevgili küçüğüm.” demiş.

   Kırmızı Başlıklı Kız: “Peki büyükanne senin
ağzın da kocaman olmuş.” deyince kurt: “Seni daha iyi yiyebilmek için.” diyerek Kırmızı Başlıklı Kız’ı kovalamaya başlamış. Çaresiz küçük kız, çığlık çığlığa “Kurtarın beni!” diye bağırarak kaçmaya başlamış.

   O anda kapı büyük bir gürültüyle açılmış. Evine giden oduncu sesleri duyup kulübenin içine girmiş. Oduncu, elinde baltasıyla heybetle kapıda belirmiş. Baltasıyla oduncuyu karşısında gören kurdun korkudan eli ayağına dolanmış, midesi 
bulanmış ve bayılmış. İnanılmaz bir şekilde, bizim yaşlı büyükanneyi yuttuğu gibi geri çıkarmış ve ölmüş.Büyükanne çok şaşırmış, Kırmızı Başlıklı Kız’la sımsıkı birbirlerine sarılmışlar. 

   Büyükanne: “Korkma sevgili yavrum, kurtulduk.” demiş. Ölü kurdu, oduncu evden çıkarmış. Büyükanne, küçük torununun getirdiği yemekleri yemiş, ilacını içmiş. Çiçekleri ise vazoya yerleştirmiş.

   Akşam olup hava karardığında Kırmızı Başlıklı Kız’la oduncu, evden beraber ayrılmışlar. Oduncu küçük kızı evine götürmüş. Olup bitenleri annesine bir bir anlatmış. Kırmızı Başlıklı Kız’ın annesi, hem üzüntü hem şaşkınlık içerisinde anlatılanları dinlerken ikisinin de yaşadığına çok sevinmiş. Kırmızı Başlıklı Kız’ın annesi: “Bak kızım, büyüklerinin sözünü dinlemeyenlerin sonu hep böyle iyi bitmez.” diyerek kızına nasihat vermiş. Kırmızı Başlıklı Kız ise annesinin tüm söylediklerini yerine getireceğine söz vermiş.

Atlas Yayıncılık



Diğer Başlıklar

Yorumlar

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. * Zorunlu alanları doldurunuz.